Finest Neteller Online Gambling Enterprises: A Comprehensive Overview

Neteller is a prominent on the internet settlement technique that permits individuals to firmly and comfortably make purchases. With its large acceptance in the online gaming industry, lots of online gambling enterprises free spiny zdarma supply Neteller as a repayment choice for players.

In this post, we will explore the very best Neteller online gambling enterprises, review their attributes and advantages, and provide you with vital details to help you make an educated decision when selecting a Neteller casino site.

Why Choose Neteller as a Settlement Technique?

Neteller offers players with many benefits and advantages when it pertains to online gaming deals. Here are some reasons Neteller is a favored payment approach for many online casino players:

  • Safety: Neteller utilizes cutting edge security technology to make sure the protection and personal privacy of its individuals’ financial info.
  • Rate: Deposits and withdrawals made with Neteller are usually refined promptly, allowing players to start playing or access their jackpots right away.
  • Comfort: Neteller offers different financing choices, including charge card, bank transfers, and various other e-wallets, making it simple for players to transfer funds to and from their gambling establishment accounts.
  • Wide Approval: Neteller is extensively accepted at trusted on-line casinos, giving gamers with a big option of betting websites to choose from.
  • Commitment Programs: Some Neteller gambling establishments use unique incentives and promotions for gamers who make use of Neteller as their recommended settlement approach.

How to Pick the most effective Neteller Online Casino Site

When picking a Neteller online gambling establishment, it is vital to think about numerous elements to ensure you have the best betting experience. Here are some key aspects to consider:

1. Reputation and Licensing: Choose a casino with a solid credibility and appropriate licensing from a reliable territory. This makes certain fair gameplay and protects your funds and personal information.

2. Video game Option: Search For a Neteller gambling enterprise that uses a wide variety of video games, consisting of prominent slots, table video games, live dealer games, and much more. A diverse game selection guarantees you never ever lack alternatives.

3. Bonus offers and Promotions: Look for appealing incentives and promotions used by the casino. Look for welcome incentives, complimentary spins, cashbacks, and commitment programs particularly designed for Neteller customers.

4. Payment Choices: Besides Neteller, make certain that the casino sustains other hassle-free and protected settlement approaches for both deposits and withdrawals.

5. Consumer Support: A trustworthy Neteller online casino ought to have receptive and useful customer assistance offered via different networks, such as live conversation, e-mail, and phone.

6. Mobile Compatibility: If you choose playing on your mobile device, ensure the Neteller online casino has an user-friendly mobile system or a specialized mobile app.

Top Neteller Online Gambling Enterprises

Now that you understand what to search for in a Neteller online gambling establishment, allow’s explore some of the very best alternatives available:

  • Casino X: With its extensive game choice, generous benefits, and an user-friendly interface, Casino X is a leading selection for Neteller customers.
  • Rotate Gambling enterprise: Spin Casino site provides a wonderful selection of video games, reliable consumer support, and fast payments, making it an exceptional option for Neteller players.
  • LeoVegas: Known for its outstanding mobile pc gaming experience, LeoVegas uses a wide range of games and attracting incentives for Neteller customers.
  • Reward City: This prominent on-line gambling establishment offers a secure and pleasurable gaming atmosphere, with a substantial option of games and attractive benefits for Neteller gamers.
  • 888 Online casino: With its long-lasting credibility in the industry, 888 Casino provides an excellent video game collection, tempting promotions, and dependable consumer support for Neteller customers.

Bear in mind to conduct extensive study and check out reviews to locate the best Neteller online gambling enterprise that matches your choices and needs.

To conclude

Neteller offers a safe casino euteller and convenient payment method for online gambling establishment gamers. When choosing a Neteller online casino site, consider variables such as credibility, game option, rewards, repayment options, client support, and mobile compatibility. By doing so, you can find a trusted and delightful on the internet gambling enterprise experience that suits your needs.

Check out the top Neteller online gambling enterprises pointed out in this short article and benefit from their advantages and offerings. Good luck and pleased gaming!

SaüROCK Tanışma Partisi – Gusto 2022

SaüROCK yeni döneme bomba gibi başlıyor! 16. Geleneksel Tanışma Partisi bu sene yeni adresinde The Gusto Pub’ta!

SaüROCK 2022 The Gusto Pub Tanışma Partisi Afişi

Evet SaüRock’lı, beklediğin an geldi! The Gusto Pub’ın ev sahipliğini yaptığı, SaüRock’ın düzenlediği Tanışma Partisi 1 Kasım 2022’de saat 20.00’da! Sahnede ise SaüROCK Band mükemmel şarkılarıyla ortalığı SALLAMAYA GELİYOR!

Gece boyunca sürpriz etkinlikler, geceye özel indirimler ve sınırsız eğlenceye hazır mısın? *

*Etkinliğimiz ücretsiz olup, damsız giriş olmayacaktır.

The Gusto Pub
Semerciler, Milli Egemenlik Cd. No:13, 54100 Adapazarı/Sakarya

Club 27

Merhabalar. Bu yazımızda ‘’Lost Of The 27 Club’’ projesinden bahsetmek istedim. ’’Lost Of The 27 Club’’ projesi ‘’Club 27’’ olarak adlandırılmış, 27 yaşında intihar eden müzisyenleri ve bunun müzik dünyasına kaybettirdiklerine dikkat çekmek isteyen bir projedir. Müzik dünyası ve Dünya toplumunda üzücü olarak nitelendirilen, üzerine bir çok şarkı yazılmış, destek hatları oluşturulmuş ve her geçen gün tekrar tekrar çözülebilmesi için uğraşılan konu ‘’intihar’’.

Lost Of The 27 Club projesi de intiharın müzik dünyasında biz dinleyicilerin ve müzik dünyasının kaybettiklerine dikkat çekmek için yapılmış bir projedir. Over The Bridge ve Lemon Entertainment tarafından başlatılan projenin konusu; eğer genç yaşta intihar eden sanatçılar yaşasaydı günümüzde nasıl parçalar çıkarırdı.

Bunu başarabilmek için Over The Bridge günümüz teknolojisi olan yapay zeka ile sanatçının diğer şarkılarını inceliyor ve ortaya benzer bi eser koyuyor. Söz ve müziğini yapay zeka yazdıktan sonra bazı vokaller tarafından seslendirilmiş. Lost Of The 27 Club için Over The Brigde şunları söylüyor;

‘’ Popüler müzik olduğu sürece, müzisyenler ve ekipler genel yetişkin nüfusunu çok aşan bir oranda zihinsel sağlıkla mücadele ettiler. Ve bu konu göz ardı edilmedi. Lost Of The 27 Club gibi şeyler tarafından romantikleştirildi – hayatları sadece 27 yaşında kaybedilen bir grup müzisyen.
Bu akıl sağlığı krizinde neyin kaybedildiğini dünyaya göstermek için yapay zeka kullanarak Lost Of The 27 Club ile hiç şansı olmayan albümü yarattık. Bu albüm aracılığıyla, daha fazla müzik endüstrisi içerisindeki kişiyi, ihtiyaç duydukları zihinsel sağlık desteğini almaya teşvik ediyoruz, böylece yıllarca hepimizin sevdiği müziği yapmaya devam edebilecekler.
Çünkü yapay zeka bile asla gerçek şeyin yerini alamaz.’’

Çünkü yapay zeka bile asla gerçek şeyin yerini alamaz.’’

Şuan da albümde Nirvana , Jimi Hendrix, Amy Winehouse, Jim Morrison tarzlarında yapılmış birer tane parça bulunmakta. Müzik tarzlarına göre benzer vokallerden yardım alınarak seslendirilen parçalar Youtube ve Spotify’da yerlerini almış durumdalar.

Albümün Yapım Aşaması

⦁ MÜZİK GİRİŞİ
27 Club müzisyeninin izole edilmiş dinleyiciyi kulaktan yakalayan, ritimlerini, melodilerini ve sözlerini dinleyen bir yapay zeka (AI) algoritmasını edindi.


⦁ AI GİRİŞİ
Yapay zeka algoritmamız müzikten öğrendi, ardından yepyeni dinleyiciyi kulaktan yakalayan, ritimler, melodiler ve sözlerden oluşan bir dizi oluşturdu.


⦁ ŞARKI BESTESİ
Bir ses mühendisi, yapay zeka tarafından üretilen bu müzikal öğeleri aldı ve ’Lost Of The 27 Club ‘’ albümünü besteledi.

Müzik Sektöründe Akıl Sağlığı

Günümüz için hala bir sorun oluşturan intiharların büyük bir sorun olduğuna dikkat çekmek için yazılmış birkaç parça ile yazımızı sonlandırıyoruz.

  • Disturbed – Inside The Fire
  • Queen – Don’t Try Suicide
  • Five Finger Death Punch – Coming Down
  • Ozzy Osbourne – Suicide Solution

Projeye ulaşabileceğiniz link : https://losttapesofthe27club.com/

Yazar ve çeviren : Kadir PEHLİVAN

Nefret Edeni, Seveninden Çok Olan Grup: NICKELBACK

Nickelback, Kanada’nın Alberta eyaletinde 1995’te kurulan bir hard-alternatif rock grubudur. Grubun vokali, bir zamanlar Avril Lavigne ile yakınlığıyla bilinen ve kirli-metalik sesini çok beğendiğim Chad Kroeger’den başkası değil. Bir rivayete göre grubun ismini de bu adam koymuştur. Kasiyerlik yaptığı dönemde para üstünü verirken sıklıkla “here’s your nickel back” lafını kullandığı için gruba Nickelback demeye karar vermiş, bir arkadaşın yalancısıyım (bkz: bir arkadaş ekolü).

Grubun Tanınma Süreci

Grup, 2001 yılında çıkardıkları albümden “How You Remind Me” şarkısıyla başta ABD olmak üzere dünya genelinde oldukça ünlendi. Şarkı ilk çıktığında o kadar ses getirdi ki ABD’deki listelerde  4 hafta üst üste 1.lik koltuğundaydı ve şarkının bulunduğu albüm ABD’de 5,dünya genelinde toplamda 10 milyondan fazla sattı. Bu o zamanlar yeni ünlenen bir grup için harika bir sayıydı.2002 yılında Spider-Man filminin soundtrackinde grubun “Hero” şarkısı kullanıldı. 2004’te oyun dünyasında büyük başarı yakalayan Flatout 2 oyununda “Flat on the Floor” ve “Believe It or Not” şarkıları kullanıldı, ki bu yazıyı da bu sayede okuyorsunuz yoksa grupla tanışamayacaktım muhtemelen. Bu başarılardan sonra çıkardıkları albümden “Someday” şarkısı ABD listelerine 7.sıradan giriş yapmayı başardı.Bu şarkının How you remind me şarkısıyla benzerliği dikkat çekiciydi.2005’te grubun, dünyaca ünlü haftalık Billboard dergisinin son 10 yılın en iyi 200 albümü listesinde 13.olarak gösterilen “All The Right Seasons” albümünden çıkan “Photograph” şarkısı saygın müzik listelerinde haftalarca kaldı 2.sıraya kadar yükseldi.

Portekiz Talihsizliği

Birkaç sene içinde rock müzik dünyasına demir atan grubun başarıları kadar bazı olumsuzluklar da sıklıkla konuşuluyordu. Grubu müzikal olarak beğenmeyen oldukça fazla kişi türemişti. Nitekim Portekiz’de 2003 yılında çıktıkları konserde dinleyicilerin kendilerine taş atması ve bunun üzerine 2.şarkıdan sonra Chad’in sorduğu “Portekiz’de hiç Nickelback hayranı yok mu?” sorusuna dinleyenlerin su şişesi ve taş atarak karşılık vermesi üzerine grubun sahneyi terk etmesi ve Chad’in bu sırada çektiği el hareketi gruba olan eleştirileri de arttırdı.

Olaylı Portekiz Konseri

Nedir Bu Grubun Günahı?

Portekiz skandalının üzerinden henüz çok zaman geçmemişti ki bu sefer de “Nickelback doesn’t change” lafı rockseverler tarafından sıklıkla zikredilmeye başlandı.Dinleyiciler haksız da sayılmazdı.Alınan ödüller ve çıkarılan şarkıların radyolarda hit olması grubun daha düz ve risksiz çizgilerden ilerlemesine ve şarkılarının da birbirlerine çok benzemesine yol açmıştı.Grubun para sevdalısı Kanadalı “idiot” lardan oluştuğu lafını sıklıkla duymaya başlamıştık bu vesileyle.

Bu videodan How you remind me ve Someday şarkılarının birbirlerine ne kadar çok benzediğini anlayabilirsiniz.

Bunun dışında grubun vokali Chad’i eleştirilere kulak tıkadığı için topa tutan bir kitle vardı. Kimi onu Nicholas Cage’e benzetiyor, bu adamın sahnede ne işi var tarzı ucuz esprilerle alkış alıyor, kimileriyse burnunun çok çirkin olduğunu söylüyordu. Bu söylenenlerden sonra Chad, gidip burnunu yaptırdı yine de eleştirilerden kurtulamadı. Bu sefer de kliplerin absürtlüğüyle ve Chad’in yazdığı bazı sözlerin çok anlamsız olmasıyla dalga geçildi. Daha sonra bu olaylar internet ortamında “Nickelback sucks” akımını başlattı.Forumlarda üyeler müzikle ilgili birçok paylaşımın altına alakalı alakasız “Nickelback sucks” yazmaya başladılar.Bunların üzerine bir de Photograph’ın klibiyle 9gag ve  4chan gibi ortamlarda dalga geçilmiş, güzelim grup ergen “meme” lerine konu edilmişti.

Peki Sevenler Niye Seviyor Kardeşim?

Geçerli sebepleri saymakla bitmez aslında.Öncelikle grubun “Sad But True” coverına bakalım:

Bu performanstan sadece ben etkilenmiş olamam herhalde.Grup sahneye çıkmış taş gibi de çalmış, bu müzikaliteden etkilenmemek elde mi? Vokalin sesindeki kirlilik ve metal şarkılara uygunluk gerçekten başarılı.Bu başarı grubun “Animals” gibi sert şarkılarında da görülüyor. Daha romantik ve soft olarak tanımlayabileceğimiz ‘’If Everyone Cared ve Savin Me’’ gibi şarkılarında da grubun büyük işler çıkardığına tanık oluyoruz.

If Everyone Cared

Hızımı alamayıp daha çok yazmaktan korktuğum için burada bitiriyorum. Yaklaşık 13-14 yıldır aynı heyecanla dinlediğim bu grubu sizlerin de tanımasını istedim. Rock’la kalın, hoşçakalın.

Yazar: Umut GEZGİN

Nedir Bu Punk Rock?

Punk Rock, çoğu insanın pek bilmediği, özellikle Türkiye’de pek bilinmeyen bir türdür. Hatta bir müzik türünden ziyade bir ideoloji, kültür, yaşam tarzı ve büyük bir destekçidir. Punk Rock şarkıları içlerinde toplum, siyaset, insan ve hayvan hakları gibi pek çok konu hakkında önemli mesajlar barındırır ve bu mesajlarla müzik tarihinin en anlamlı türlerinden birisidir diyebiliriz. 40 saniyelik şarkılar bile insanların yaşam tarzını iyileştirecek kadar büyük etkiler bırakmıştır.

İlk ortaya çıkış tarihi 1974 sonları, 1975 başlarıdır ve ilk olarak İngiltere’de görülüp daha sonra Amerika ve Almanya gibi ülkelerde de bilinmeye başlamıştır. İlk önemli temsilcileri The Clash, Ramones, The Damned gibi güçlü gruplardır. Müziği basit olarak görülse de vermek istediği mesajlar aktivistlik açısından önemlidir. Ama şunu da hatırlamak lazım ki müzik yapmak kolay ve herkesin yapabileceği bir iş değildir, sanatçı bir ruh gerektirir bu yüzden müziğine ”basit” demek de pek doğru olmaz.

İlk paragrafın son satırında bahsettiğim cümleye değinmek istiyorum. Punk ilk çıktığı zamanlar nihilist bir tavır takınmıştır ve bunun öncülüğünü Johnny Rotten ve Sid Vicious gibi Punk camiasında bilinen isimler yapmıştır. Sürekli söyledikleri ”No Future” (gelecek yok) sözü bunu kanıtlar niteliktedir. Bu durum insanların düşünmeden, istekleriyle hareket etmesine sebep olmuş ve zarar vermiştir, ta ki 1981 yılında Minor Threat, Straight Edge adlı şarkısını çıkarana kadar.

O dönemlerde insanlar ”Rock’n Roll” kültürüyle yaşayıp genç yaşta yaptıkları hatalardan dolayı hastalıklara yakalanıyor, hatta ölüyorken Minor Threat solisti Ian Mackaye sadece 47 saniye olan Hardcore Punk türündeki Straight Edge’i (ayık durumdan sağlanan avantaj) çıkararak bir farkındalık, topluluk yaratmış, insanların yaşam tarzını değiştirip daha iyi bir hayat yaşamalarını sağlamış ve günümüzde bu hala devam etmektedir.

Sonuç olarak Punk Rock şarkıları kısa ve basit olarak görülse de derin anlamlar içeren bir müzik türüdür. En önemlisi de, dinleyicileri insancıl ve duyarlıdır. Punk Rock dinleyen insanların çoğu dış görünüşlerinden dolayı ön yargılarla karşı karşıya kalsalar da, her canlı yaşasın diye vejetaryen/vegan olacak kadar hassas ve duyarlı insanlardır. Birçok Punk Rock şarkısı sözlerinde eşitlik, dayanışma, insan ve hayvan hakları gibi konuları ele alır. Bu yüzden müzik tarihinin en anlamlı müzik türlerinden biri olarak bahsedilmeyi hak eder.

Vaktinizi ayırıp okuduğunuz için çok teşekkür ederim!

Yazar: Zeynep HASKÖY

My Chemical Romance “Vampires Will Never Hurt You”

Selamlar SaüRock ailesi!

Bugün sizlere kalbimde çok ayrı bir yere sahip, en sevdiğim müzik grubu olan My Chemical Romance’dan bahsedeceğim.

Grup 2001 yılında, Gerard Way ve yakın arkadaşı Matt Pelissier tarafından kuruldu. Daha sonra gitarist olarak Ray Toro, Frank Iero ve bas gitarist olarak Mikey Way’in katılmasıyla grup resmi olarak kurulmuş oldu.

Toplamda 5 albüm çıkarmış olan My Chemical Romance, şarkılarında toplumsal sorunlara parmak basmış ve her albümde adeta evrilerek farklı temalar işlemiş, her albümde ayrı bir hikaye anlatmıştır. Gelin bu albümlere daha yakından bakalım.

I Brought You My Bullets, You Brought Me Your Love (2002)

My Chemical Romance’in başlangıç yıllarından artık unutulmuş ilk albümü. Grubun kişiliğini keşfettiği deneysel bir albüm. Duygusal vokallerin yanı sıra screamlerin de bulunduğu, keskin tonları olan şarkılar barındırıyor. Hikaye açısından albüm, iki aşığın ortak bir düşmandan kaçarken ıssız bir yerde yenik düşmelerini anlatıyor.

Three Cheers For Sweet Revenge (2004)

Bir üstteki “Demolition Lovers” şarkısının devamı gibi bir albüm. Genel olarak kaybın verdiği öfkenin konu alındığı bu albüm ilk albüme göre daha oturmuş, kimlik kargaşası yaşamayan bir yapım. Burada da aynı iki aşığı konu alan kavramsal bir korku hikayesi anlatılıyor. Aynı zamanda gençlerin yaşadığı zorbalıklara değinen “I’m Not Okay” gibi parçalar da bulunmakta.

The Black Parade (2006)

Bugün bile My Chemical Romance severlerin piyanoda basılmış bir sol notası duyduklarında tüylerinin ürpermesine, duygulanmalarına sebep olan albümdür. Teması, kostümleri, şarkıları, konserleri olsun başlı başına bir devirdir. Önceki albümlerin aksine, öfke ve serzeniş yerine kabullenişi konu alan, neredeyse kucaklayan bir albüm. Bugün kendinize bir iyilik yapıp “The Black Parade” albümünü dinlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.

Danger Days: The True Lives of the Fabulous Killjoys (2010)

Buraya kadar bildiğimiz My Chemical Romance’i bir kenara bırakıyoruz, bu albüm başka bir düzlemde. Gerard Way, “Killjoys” isimli bir çizgi roman hazırlığı yaparken albümün teması şekilleniyor. Bu albümde grup üyeleri çeşitli kahramanlar olarak karşımıza çıkıyorlar. Bu rengarenk konseptin içinde geleceğe yönelik, dünyanın durumuyla ilgili eleştiriler içeren parçalar bulunmakta.

“I still think of the bombs they built.”

Conventional Weapons (2013)

Bütün albümlerinden esintiler taşıyan bu albümün çıkışından bir ay sonra My Chemical Romance, maalesef dağıldıklarını açıklıyor. Grubun son albümü olmakla birlikte, en kaliteli albümlerinden biri olarak kabul ediliyor. Albümde keskin tonlu parçaların yanı sıra “elveda” niteliğinde duygusal parçalar da bulunmakta.

7 senelik ayrılıktan sonra My Chemical Romance, 2019’un sonunda “son bir konser” için birleşti. Bunun akabinde 2020 başlarında “A Summoning” isimli gizemli bir video paylaşarak tekrar bir araya geldiklerini duyurdular.

Lise yıllarımın başlarında keşfettiğim ve iyi kötü her anımda şarkılarında huzur bulduğum bu güzel grubun yeni müziklerini sabırsızlıkla bekliyorum.

Yazar: Ayşe Beyza Utku

Türk Rock Müziğinin Asi Kızı “Özlem TEKİN”

Müzikle çok küçük yaşlarda uğraşmaya başladı. Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda eğitim gördü. Profesyonel sahne çalışmalarına Grup Lokomotif’in üyesi olarak başladı. 90’larda Volvox grubunun bir üyesiydi. 1994 yılında solo çalışmalarına başladı. 1995 yılında “Kime Ne” adlı ilk albümünü çıkardı. Bu albümü 98 yılında “Öz”, bir yıl sonra “Laubali”, 2002’de “Tek Başıma”, 2005 “10987654321”, 2010 “Bana Bi’şey Olmaz”, 2013 “Kargalar” albümü takip etti. Kariyeri boyunca yedi adet albüme imza attı.

2000 yılında “Yaz Rüzgarı” isimli bir televizyon programı sunan Özlem Tekin beyaz perdede de karşımıza çıktı, oynadığı filmlerden Hokkabaz’ı tavsiye ederim. Güzel bir oyunculuk sergilemiş kendisi. Ayrıca tiyatro sahnesinde de karşımıza çıkan Özlem Tekin Mucizeler Komedisi oyununda yer aldı. Eğer Mucizeler Komedisi’nde Özlem Tekin sahnelerine bakarsanız o güzel enerjisini hissedeceksiniz. Zaten Özlem Tekin böyle birisidir, enerjisini televizyondan bile belli ediyordu, samimi bir insandı. İnsanda, sanki uzun süredir tanışıyormuş hissi uyandırıyordu. Konuşma tarzı, düşünceleri, duruşu… Rock müzikle uğraşıyordu, haliyle tarzı “farklıydı”. Çok güzel bi tarzı vardı. Sahne performansları başarılıydı, yaptığı işi biliyordu. Hep; yapıyordu, ediyordu dedim, çünkü şu sıralar köy hayatı yaşıyor, müziği bırakmış durumda. Tabii ki bu biz dinleyiciler için kötü bir şey, kimse istemez sevdiği sanatçıların müziği bırakmasını,gönül ister ki sonsuza kadar müzik yapsınlar. Ancak işler böyle yürümüyor. Müziği bırakma nedenini bilmiyorum, hem de böylesine severken… Ancak değerinin bilinmediğini düşünüyorum. Özlem Tekin ülkemizin en değerli sanatçılarından birisiydi, çok güzel işlere imza attı. Kendisi benim en sevdiğim sanatçılardan birisiydi ve hala dinlerim, dinlemeye de devam edeceğim.

Yazar: Uğur ÇAKMAK

GOJIRA ” YOUR MUSIC SAVED ME ”

     Gojira… Fransa’dan çıktığına bir türlü inanamadığım, mükemmel adamlar. Kafamın içindeki balinaları gezegenler arası yolculuğa çıkartabilen, Greta Thunberg’in henüz emeklediği yıllarda küresel ısınmayı avazları çıktıkça bağıran, 2000’ler sonrası metal müziğin en başarılı gruplarından biri. Şimdi bu grubu benim için bu kadar değerli kılan albümlere geçelim.

Terra Incognita (2001)

    Grubun ilk albümü oldukça özgün bir seste, teknik ile progresifi harmanlayan, insanı duvara toslamış gibi hissettiren, ilk dinleyişinizde oturmanızı tavsiye ettiğim gerçek anlamda baş döndürücü bir albüm. Albümdeki şarkıların her biri tadından yenmeyecek kadar iyiler ancak benim favorilerim şu şekilde; 1990 Quadrillions de Tonnes, Fire is Everything ve 04.

From Mars to Sirius (2005)

     Gelelim ”Your Music Saved Me” kısmına işte tam olarak demek istediğim şey bu albüm. From Mars to Sirius’u ilk dinleğidinizde adeta kamyon çarpmışa dönüyorsunuz. Grubu dünyaya tanıtan albüm de tam olarak bu albüm. Bu albümde grup bizim söyleyeceğimiz yeni şeyler var diyor ve avaz avaz bağırmaya başlıyor bunları. Ayrıca albüm gördüğüm en iyi albüm kapağına sahip. Bu albümü öylece dinleyip geçemiyorsunuz adeta içine girmeniz gerekiyor size anlatacakları var. Anlattıkları itibariyla belgesel kategorisinde incelenebilir bir albüm, çağımızın en büyük problemlerini sinirli bir şekilde ”Gojiraca” dile getirmekteler. Bu albümde favori şarkımdan bahsedemeyeceğim, her bir şarkı kendine özgü ve bazı albümler içinden bir şarkı seçerek değil tamamı ile bir solukta dinlenmeli işte bu da o albümlerden biri. Sayın Gojira müziğiniz beni kurtardı kim bilir belki bir gün gezegeni kurtaracak olan yine sizin müziğinizdir sevgilerle.

     Benim bahsettiğim sadece buz dağının görünen kısmı. Gojira gibi bir grubu bu kadar sığ anlatmamak gerek ancak bu yazıda bana ayrılan sürenin sonuna geldik okuyan herkese teşekkürler. Yazıda bahsetmediğim diğer Gojira Albümleri ise ” The Link (2003), The Way of All Flesh (2008), L’Enfant Sauvage (2012), Magma (2016) ”

Yazar: Enes Burak Dülgeroğlu